+ Konuyu Yanıtla
3. Sayfa - Toplam 19 Sayfa Var İlkİlk 1 2 3 4 5 13 ... SonSon
92 Sonuçtan 11 ve 15. Sayfayı Görüyorsunuz

Konuya Cevaplar 91 Okuma 20414

Konu: Yeni Filmler ve Tanıtımları

  1. #1
    En Büyük Ceza Unutmaktır..
    B. Puanı B. Puanı
    B. Puanı B. Puanı B. Puanı B. Puanı B. Puanı B. Puanı
    blue41 kullanıcısının avatarı
    Giriş
    08-07-06
    Konum
    Kocaeli
    Yaş
    37
    Mesaj
    2,036
    Teşekkürler
    30
    49 Mesaja 106 kez teşekkür edildi
    B. Puan Gücü
    72

    Varsayılan Yeni Filmler ve Tanıtımları

    Karayip Korsanları: Ölü Adamın Sandığı / Pirates of the Caribbean: Dead Man's Chest



    Kaptan Jack Sparrow’un (Johnny Depp), Flying Dutchman gemisinin efsanevi kaptanı Davey Jones’a (Bill Nighy) kan borcu vardır. Zaman hızla akıp giderken borcunu bir an önce ödemenin yolunu bulmak zorundadır. Aksi takdirde sonsuza kadar lanetlenecek, sonraki hayatı boyunca ona kölelik yapacaktır. Bundan kurtulmasının tek çaresi ise, Ölü Adamın Sandığı adıyla bilinen efsanevi hazineyi bulmaktır. Öte yandan Sparrow’un problemleri yüzünden Will Turner (Orlando Bloom) ile Elizabeth Swann’ın (Keira Knightley) evlilik planları da tehlikeye girmiştir. İşleri planlandığı gibi gitmeyince Jack Sparrow’un şanssızlıklarla dolu yolculuğuna katılmak zorunda kalırlar... Üçüncü film ise 2007'de izleyenlerle buluşacak.

    Yön: Gore Verbinski
    Oyn:Johnny Depp , Orlando Bloom , Keira Knightley...


    Havada Aşk Var / Ma Vie En L'air



    Yann Karbec (Vincent Elbaz), otuzlu yaşlarında bir pilot eğitmenidir. Pilotları, simülasyon programları sayesinde teste tabi tutmakta ve onları değerlendirmektedir. Ancak Yann’ın büyük bir sorunu vardır; uçaktan korkmak. Bu korku, geçmişte onu rüyalarının kadınıyla birlikte dünyanın öbür ucuna gitmekten alıkoymuştur. Şimdiyse uçakların güvenliğini arttırma görevi ile kötü giden aşk hayatı arasında korkularını yenmek ve büyümek zamanıdır.

    Yön: Rémi Bezançon
    Oyn: Vincent Elbaz, Marion Cotillard, Gilles Lellouche...


    Gitme / Stay



    İşine kendini adamış New York'lu bir psikiyatrist olan Sam Foster (Ewan McGregor), 21'inci yaşını doldurduğu gün intihar etmeyi düşünen bir hastasını bu intihardan kurtarmaya çalışmaktadır. Fakat hastası Henry Lethem'in (Ryan Gosling) intiharının ardında gerçek ötesi bir gizem saklıdır. Sam, Henry'nin hayatının derinlerine indikçe hayatında bazı değişikliklere yol açar. Önce kız arkadaşı ve eski bir hastası olan Lila (Naomi Watts) ile arası bozulur. Daha sonra sıkı sıkı tutunduğu ve gerçek sandığı hayatı eriyip kaybolmaya başlar. Gittikçe artan gerçek üstü olaylarla karşılaşmaya başlar. Manhattan bilinçaltında vahşice değişen bir yer olmuştur... Sam artık neyin gerçek neyin hayal olduğunu, nerede kendisinin bittiğini ve nerede Henry'nin başladığını anlayamaz duruma gelmiştir. Henry Lethem kimdir ve Sam'in gerçek dünyasının kırılmasını nasıl bu kadar kolay sağlayabilmiştir?

    Yön: Marc Forster
    Oyn: Ewan McGregor, Ryan Gosling, Kate Burton...

  2. #11
    En Büyük Ceza Unutmaktır..
    B. Puanı B. Puanı
    B. Puanı B. Puanı B. Puanı B. Puanı B. Puanı B. Puanı
    blue41 kullanıcısının avatarı
    Giriş
    08-07-06
    Konum
    Kocaeli
    Yaş
    37
    Mesaj
    2,036
    Teşekkürler
    30
    49 Mesaja 106 kez teşekkür edildi
    B. Puan Gücü
    72

    yeni Sinemalarda 18 Ağustos Haftası

    Amerikan Büyüsü / An American Haunting



    "Amerikan Büyüsü", Tennessee'de, 1818-1820 yıları arasında yaşanan, resmi kayıtlara da geçen ve pek çok kitaba konu olan doğaüstü bir olaya dayanıyor. Bell ailesinin çiftliklerinde, sarı gözlü siyah bir kurtun gözükmesiyle birlikte garip olaylar yaşanmaya başlar. Bu olayların ardında kötü bir ruhun olduğuna inanan ailenin yaşamı, bu ruhun giderek saldırganlaşmasıyla kâbusa dönüşür. Özellikle aileden baba John ve tek kızı Betsy'yi hedef alan ruha karşı şeytan çıkarma ayini düzenlerler ve Betsy'yi evden uzaklaştırmayı denerler; ama ruh acımasız saldırılarına devam eder. Bir süre sonra aileyle iletişim kurmaya başlar ama orada bulunma nedenini söylemeyi reddetmektedir.

    Yön: Courtney Solomon
    Oyn: Donald Sutherland, Sissy Spacek, Rachel Hurd-Wood




    Garfield 2 / Garfield: The Tail of Two Kitties




    Sahibi Jon Arbuckle, bir konferans için Londra'da bulunan veteriner kız arkadaşı Liz Wilson`a evlenme teklif etmeye gidince, Garfield de yanına Odie'yi alarak onun peşine düşüyor ve koskoca okyanusu baştan başa kat ediyor. Burada, aralarında inanılmaz bir benzerlik olan Carlyle Şatosu'nun kedisi 'Prens'le yanlışlıkla yer değiştiren Garfield, sahibesi Lady Eleanor'ın mirasını kedisine bırakmasıyla şatonun sahibi olur. Garfield, hizmetliler ordusuyla gününü gün ederken, 'Prens' de Jon ve Liz'le o güne dek bilmediği sıradan hayatın tadını çıkarmaktadır

    Yön: Tim Hill
    Oyn: Bill Murray, Breckin Meyer, Jennifer Love Hewitt




    Üç Defin / The Three Burials of Melquiades Estrada




    Texas'ın batısında vurulan Meksikalı Estrada'nın cesedi gizlice gömülür. Bir süre sonra ceset devriyeler tarafından bulunur ve mezarlığa defnedilir. Pete, Meksikalı dostu Estrada'nın ölüm sebebini araştırırken yabancılara düşman olan sınır devriyesi Mike'ın olayın faili olduğunu öğrenir; ancak meslektaşları onu koruduğu için adaleti kendi elleriyle sağlamaya karar verir ve Mike'ı kaçırır. Zorla cesedi defnedildiği yerden çıkarttırır. Amacı, Estrada'ya verdiği sözü tutarak cesedini Meksika'daki evinin bahçesine defnettirmektir. Böylece iki adam, cesetle birlikte Meksika'ya doğru zorlu bir yolculuğa çıkarlar.
    2005'te Cannes'da En İyi Senaryo ve En İyi Erkek Oyuncu ödüllerini alan "Üç Defin", kaçırılmaması gereken bir film.

    Yön: Tommy Lee Jones
    Oyn: Tommy Lee Jones, Barry Pepper, Julio Cedillo



    Gizli İlişkiler / Heights



    New York'ta yaşayan güzel fotoğrafçı Isabel, evlenmek üzere olduğu yakışıklı avukat sevgilisi Jonathan'la ilişkisinden şüphe etmeye başlar. Bu esnada Isabel'in ünlü bir tiyatro sanatçısı olan annesi Diana, eşinin kendisini aldattığını öğrenmiştir. Diana, bu durum karşısında yaşama dair tercihlerini ve açık evliliğini değerlendirmeye başlar. Isabel ve Diana'nın yolları, genç bir aktör olan Alex ve gazeteci Peter ile kesişir. Bu beş karakterin iç içe giren ilişkileri hayatla bir kez daha yüzleşmelerine neden olacaktır

    Yön: Chris Terrio
    Oyn: Glenn Close, Elizabeth Banks, James Marsden




    Sihirbaz / The Illusionist



    Marangoz bir ailenin oğlu olan Eisenheim (Edward Norton), aristokrat bir ailenin kızı Sophia'ya (Jessica Biel) aşık olur; ancak sosyal konumları nedeniyle ilişkilerinin yasaklanması sonucu Avusturya'yı terk ederek dünyayı keşfe çıkar. Eisenheim15 yıl sonra ünlü bir illüzyonist olarak isim yapmıştır; ülkesine döndüğünde eski sevgilisi Sophie, Avusturya-Macaristan veliaht prensi Leopold (Rufus Sewell) ile nişanlanmak üzeredir. Ünü tüm ülkeye yayılan Eisenheim'in bir gösterisine Prens Leopold müstakbel nişanlısı Sophie ile katılır; Eisenheim'in küstah tavrı ve kendisine üstü kapalı meydan okumasına sinirlenen prens sihirbazın gösterisinin yasaklanmasını emreder. Bir taraftan Prensin emirlerini uygulamak zorunda olan ancak diğer taraftan sihirbazın yeteneklerinden etkilenen Müfettiş Uhl (Paul Giamatti), Eisenheim'ı uyarsa da; Eisenheim ve Sophie'nin tekrar birleşmesi kaçınılmazdır. Müstakbel nişanlısı tarafından reddedilmeyi kolay kabullenemeyen Prens, Eisenheim'in doğaüstü güçleri ve insanlar üzerindeki etkisinden de rahatsız olunca, iki adam arasında büyük bir mücadele başlar...

    Yön: Neil Burger
    Oyn: Edward Norton, Jessica Biel, Paul Giamatti

  3. #12
    En Büyük Ceza Unutmaktır..
    B. Puanı B. Puanı
    B. Puanı B. Puanı B. Puanı B. Puanı B. Puanı B. Puanı
    blue41 kullanıcısının avatarı
    Giriş
    08-07-06
    Konum
    Kocaeli
    Yaş
    37
    Mesaj
    2,036
    Teşekkürler
    30
    49 Mesaja 106 kez teşekkür edildi
    B. Puan Gücü
    72

    Arrow Sinemalarda 25 Ağustos Haftası

    Orman Çetesi / (Over The Hedge)



    Kış uykusundan uyanan ormandaki hayvanlar yeşil bir çitle karşılaşır.
    Fırsatçı Rakun RJ bu sırada ortaya çıkar ve çitin arkasında arzularının sonu gelmeyen insanların yaşadığını ve onları görmek gerektiğini söyler. Güzel konuşmasını bilen karizmatik rakun RJ’ye kuşkuyla bakan ve biraz da kıskanan ihtiyatlı kaplumbağa Verne ise, çitin bu tarafında kalarak ailesinin güvenliğini korumaktan yanadır. Ancak RJ çitin öte yanına geçme konusunda başka sebeplerden dolayı da ısrarlıdır. Fırsatçı RJ ile ihtiyatlı Verne arasında zamanla sıradışı bir dostluk oluşacak ve çitin öbür tarafındaki yepyeni ve tuhaf dünyayı keşfe çıktıklarında o dünyanın insanlarıyla bir arada var olabilmeyi öğreneceklerdir...

    Yönetmen: Tim Johnson-Karey Kirkpatrick
    Seslendirenler: Bruce Willis, Garry Shandling, Steve Carell, William Shatner, Wanda Sykes, Avril Lavigne, Catherine O’Hara, Eugene Levy, Nick Nolte, Allison Janney ve Thomas Haden Church



    Arsene Lupin / (Arsene Lupin)



    Maurice Leblanc’in "The Countess of Cagliostro" adlı eserinden sinemaya uyarlanan "Arsene Lupin" de Lupin'in unutulmaz maceraları anlatıyor. Arsène Lupin bir hırsızlık ve koleksiyon tiryakisidir. Konteslerin aile mücevherlerinden, yıldız hareketlerine dayanan çok gizli belgelere kadar her şeyi çalıp çırpmaktadır. Arsene, kötü şöhreti yüzünden kendini bir takım soğuk kanlı seri cinayetler ve cüretkar hırsızlıkların baş zanlısı olarak bulur. Şimdi çaldıklarından daha fazlasına ihtiyacı vardır.

    Yönetmen: Jean-Paul Salomé
    Oyuncular: Romain Duris, Kristin Scott Thomas, Pascal Greggory...



    Alacakaranlık / Half Light



    Oğlu Thomas'ın boğulmasıyla hayatı altüst olan yazar Rachel (Demi Moore), suçluluk duygusuyla kıvranırken, çok iyi ön ödeme aldığı romanı için ne yazacağını bilmemektedir.
    Kocasıyla ilişkisi bitme noktasına gelmiştir. Yakın arkadaşı Sharon, sakinleşmesi ve yazabilmesi için Scottish Highlands’daki Ingonish Cove’da sayfiye evi kiralar. Burada sahildeki fenerde hem bekçilik yapan, hemde yaşayan yakışıklı Angus McCulloch'la aralarında kendi kayıplarından doğan bir yakınlaşma olur. Ama Rachel için kabuslar bitmemiştir. Ölen oğlundan hayatının tehlikede olduğuna dair mesajlar alır. Sonunda geçmişiyle yüzleşmek için eve geri döner. Tam da hayatının yeniden düzene girmeye başladığını düşünen Rachel, aslında deliliğin, cinayetlerin ve doğaüstü olayların yaşandığı tehlikeli bir dünyaya girmiştir. Hayatını kurtarmak için bu dünyayla savaşmak zorundadır...

    Yönetmen: Craig Rosenberg
    Oyuncular: Demi Moore, Hans Matheson, Kate Isitt...



    Küçük Adam / Little Man



    Yıllarca hapis yattıktan sonra şartlı tahliye ile salıverilen, suç dünyasının çetin cevizi aşırı kısa boylu mücevher hırsızı Calvin, emekli olmadan önce son bir iş daha yapmak istemektedir. Eski ortağı Percy ile çok iyi bir para teklif edilen 'Kraliçe Elmas'ını çalmaya karar verirler. Çocuk oyuncağı olacağını düşündükleri soygunu ellerine yüzüne bulaştırırlar. Calvin, çıkan aksilikte elması bir kadının el çantasına atar. Çantasında mücevher olduğundan habersiz Venessa, kocası Darryl ile birlikte evlerine doğru yola çıkarlar. Calvin, mücevherin peşini bırakmayacaktır elbette. Konuşmaları sırasında Darryl'nin baba olmaya çok hevesli olduğunu duyunca Calvin, muhteşem planını uygulamaya koyar. Eve bebek kılığında girecek ve mücevheri alıp çıkacaktır. Ancak Darryl, bu 'küçük adam'ı bırakmaya hiç niyetli değildir...

    Yönetmen: Keenen Ivory Wayans
    Oyuncular: Marlon Wayans, Shawn Wayans, Tracy Morgan...



    Tatlı Hayat / Quatre Etoiles



    50.000 Avroluk bir mirasa konsanız ne yapardınız? Parisli Franssou soluğu Cannes'da alıyor. Paris'te ev alamaz, iş kuramazsınız. Ufak ufak harcasanız keyfini çıkaramazsınız. Franssou, Cannes sahillerine iniyor, Cotes d’Azur’de bir güzel bu parayı yiyor.

    Yönetmen: Christian Vincent
    Oyuncular: Isabelle Carré, José Garcia, François Cluzet...

  4. #13
    En Büyük Ceza Unutmaktır..
    B. Puanı B. Puanı
    B. Puanı B. Puanı B. Puanı B. Puanı B. Puanı B. Puanı
    blue41 kullanıcısının avatarı
    Giriş
    08-07-06
    Konum
    Kocaeli
    Yaş
    37
    Mesaj
    2,036
    Teşekkürler
    30
    49 Mesaja 106 kez teşekkür edildi
    B. Puan Gücü
    72

    Arrow Sinemalarda 1 Eylül Haftası

    Onlar / Ils



    Lucas ve Clementine ormanda büyük ve gözlerden uzak bir evde yaşamaktadırlar. Gece yaklaştıkça dışarıdan garip sesler gelmeye başlar; telefon hattı kesilir ve ampul patlar. Saldırı başlar... Peki saldıranlar kimlerdir ve ne istemektedirler? Lucas ve Clementine bunu öğrenecek kadar uzun yaşayamayabilirler; zira sıcak yuvaları ölümcül bir tuzağa dönüşmüştür.
    Yön: David Moreau , Xavier Palud
    Oyn: Olivia Bonamy, Michaël Cohen


    Arapsaçı (The Big White)



    Mali sorunlar yaşayan bir seyahat acentası işleten Paul Barnell, hastalıkla mücadele eden eşi Margaret'le birlikte oldukça yoksul bir hayat sürmektedir. Uzun zamandır ortalıkta gözükmeyen kardeşi Raymond'un hayat sigortasını bir çıkış olarak görür. Ancak sigorta şirketinde hırslı ve çetin ceviz bir sigorta eksperine rastlayınca, bu isteğinin gerçekleşmesinin o kadar da kolay olmadığını anlar ve bir numara çevirmeye karar verir. Ancak bu, işleri iyice arapsaçına çevirecektir.
    Yön: Mark Mylod
    Oyn: Robin Williams, Holly Hunter, Woody Harrelson


    Fedai / The Sentinel



    Pete Garrison, yıllar önce, o zamanki ABD Başkanı Reagan'ın hayatını kurtardığı için, başkanın güvenliğinden sorumlu Gizli Servis'in en sevilen ajanlarından biridir. Garrison'ın muhbirlerinden biri, Gizli Servis'teki bir köstebeğin ıyla Başkana karşı düzenlenecek bir suikast planından bahsedince Beyaz Saray kırmızı alarma geçer. Aynı esnada başkanın eşiyle yaşadığı gizli ilişkinin birileri tarafından öğrenildiğini fark eden Garrison, bu alarm durumunda rahatça işine konsantre olamaz ve yalan makinesi testinden geçemeyince, suikastle ilgili olduğu şüphesiyle zan altında kalır. İşin kötüsü, soruşturmayı, bir zamanlar Garrison'un en yakın dostu olan; ancak onun eşiyle yattığına inanmaya başlamasının ardından ona kin güden David Breckinridge tarafından yürütülmektedir. Şimdi Pete kendisine karşı düzenlenen komployu açığa çıkarmak için tek başınadır.
    Yön: Clark Johnson
    Oyn: Michael Douglas, Kiefer Sutherland, Martin Donovan


    Tetikçi / Crank




    Batı Yakası'nın büyük bir suç örgütüyle çalışan serbest bir kiralık katil olan tetikçi Chev Chelios bir gece uykusunda düşmanları tarafından zehirlenir. Ertesi sabah bir saatlik ömrünün kaldığını bildiren telefon ile uyanır. Sersem vaziyette, zorlukla hareket eden, kalp atışları bile yavaşlamış olan Chev, kendi hayatını kurtarmak için panzehir bulmak, tehlikede olan sevgilisini kurtarmak ve düşmanlarından intikam almak zorundadır.
    Yön: Mark Neveldine , Brian Taylor
    Oyn: Jason Statham, Amy Smart, Dwight Yoakam


    Uçuş 93 / United 93



    Film, 11 Eylül'de, içindeki 40 yolcusu ile birlikte teröristler tarafından kaçırıldıktan sonra, Shanksville'de hedefine saldıramadan, düşen, United Airlines şirketine ait 93 sefer sayılı uçakta yaşananları konu ediniyor.
    Yön: Paul Greengrass
    Oyn: Christian Clemenson, J. J. Johnson, Polly Adams

  5. #14
    En Büyük Ceza Unutmaktır..
    B. Puanı B. Puanı
    B. Puanı B. Puanı B. Puanı B. Puanı B. Puanı B. Puanı
    blue41 kullanıcısının avatarı
    Giriş
    08-07-06
    Konum
    Kocaeli
    Yaş
    37
    Mesaj
    2,036
    Teşekkürler
    30
    49 Mesaja 106 kez teşekkür edildi
    B. Puan Gücü
    72

    Arrow Sinemalarda 22 Eylül Haftası!

    Ölü Ya Da Diri / Dead or Alive



    Tecmo video oyunu serisi “Ölü Ya Da Diri" aksiyon sinema filmi olursa ne olur? “Charlie’nin Melekleri” ile “Ejder Kalesi”nin kesiştiği hikaye, sadece davet edilenlerin katılabildiği bir dövüş sanatları turnuvasında birbirlerine rakip olan dört güzel kadını ve yaşanan olayları anlatıyor. Tina Armstrong kadın güreşleri dünyasında bir süper stardır. Christie güzel bir hırsız ve kiralık katildir. Prenses Kasumi, Asyalı bir aristokrat ve dövüşçüdür ve eğitimini dövüş sanatı ustalarından almıştır. Helena Douglas ise, trajik geçmişinin Ölüm-Kalım Turnuvası’nın gerçekleştiği Güneydoğu Asya’daki bu gözlerden uzak saraya sürüklediği bir adrenalin sporcusudur. Dövüş sanatların ve kablolu dövüşlerin en üst noktası “Ölü ya da Diri”de bu tür yapımları sevenler için ideal olabilir.

    Yön: Cory Yuen
    Oyn: Jaime Pressly, Holly Valance, Sarah Carter...


    Duygudan da Öte / Ae Fond Kiss



    Casim Glasgow’da yaşayan ikinci kuşak bir Pakistanlı’dır. Glasgow’un en iyi klüplerinde dj olarak çalışan Casim, günün birinde kendi klübünün sahibi olmak istemektedir. Ailesi Tariq ve Sadia imanlı müslümanlardır ve Casim’i yakında İngiltere’ye gelecek olan güzel kuzeni Jasmine ile evlendirmek istemektedirler. Casim Roisin ile tanışınca plânlar altüst olur. Kız kardeşi Tahara’nin okulunda öğretmen olan Roisin, şimdiye kadar karşılaştığı bütün kızlardan farklıdır. Çok güzel, zeki ve kendi fikirlerine sahip bir insandır. Casim ve Roisin sırılsıklam aşık olurlar. Fakat Casim gayet iyi bilmektedir ki, evlenmeye niyeti olmasa bile ailesi asla bir beyaz kadını, bir “goree”yi kabul etmeyecektir. Bir katolik olarak Roisin de farkeder ki kendi camiası da pek destek çıkmayacaktır. İlişkileri ortaya çıktığında, skandalın yankıları ve kıvılcımları kültür çatışmaları ve kişilik zıtlaşmaları olarak yayılır.

    Yön: Ken Loach
    Oyn: Atta Yaqub, Eva Birthistle, Shamshad Akhtar...


    Kardan Adamlar



    İş ortağı olan Levent (Hazım Körmükçü) ve Can (Ogün Kaptanoğlu), kaybetmek üzere oldukları önemli bir müşterilerini tekrar kendileriyle çalışmaya ikna etmek amacıyla, soğuk bir kış günü, şehirlerarası bir yolculuğa çıkarlar. Yolculuğu küçük bir hafta sonu kaçamağına dönüştürmek isteyen Can, Levent’in uyuyakalmasını fırsat bilerek otoyoldan sapar ve dağ yoluna girer. Beyazın hakim olduğu muhteşem bir manzara eşliğinde dağ yollarında ilerleyen cip, bir süre sonra Can’ın eğlence tutkusuyla kara saplanır. Ortağının sorumsuzca davranışlar sergilediğini düşünen Levent, ona sinirlenip bulundukları yerden uzaklaşınca birbirilerini kaybederler. Tekrar bir araya geldiklerinde, aniden bastıran tipi nedeniyle bu kez yönlerini kaybettiklerinden, ev sahipliğini yemyeşil ağaçlarla bezenmiş karlı dağların yaptığı, hiç bilmedikleri bir dünyada bulurlar kendilerini. Levent ve Can, bir yandan şiddetini gittikçe artıran doğanın karşısında hayatta kalmaya çalışırken, diğer yandan da birbirilerini ve yaşamla ilişkilerini sorgulamaya başlarlar. Bu mücadele onlara, zamanın hüküm sürmediği bir dünyada kendileriyle yüzleşmenin kapılarını da aralayacaktır.

    Yön: Aytan Gönülşen
    Oyn: Hazım Körmükçü, Ogün Kaptanoğlu


    Click / Click



    Michael Newman güzel Donna’yla evlidir ve çiftin iki harika çocuğu vardır. Ama genç adam onları görmeye pek fırsat bulamaz çünkü şirkete paha biçilmez katkısının, nankör patronu tarafından bir gün fark edileceğini ve böylece ortaklığa terfi edeceğini umarak uzun saatlerini iş yerinde geçirmektedir.Michael bütün bir geceyi ayakta geçirdiği için o kadar yorgundur ki hangi kumandanın televizyonu açtığını bir türlü bulamaz ve sinir olur. Bunun üzerine, evdeki bütün elektronik araç gereci kontrol edebilecek mükemmel bir uzaktan kumanda bulmaya karar vererek, Bed, Bath & Beyond’un arka bölümüne girer. Buradaki egsantrik tezgahtar Morty ona kesinlikle hayatını değiştirecek, deneysel, türünün tek örneği bir kumanda verir.

    Yön: Frank Coraci
    Oyn: Adam Sandler, Kate Beckinsale, Christopher Walken...


    Lolipop / Hard Candy



    14 yaşında, zeki ve çekici bir genç kız olan Hayley ve internette tanıştığı 30 yaşındaki moda fotoğrafçısı Jeff, tanışmak üzere bir kafede buluşurlar. Aralarında yaşanan flörtleşme, onları daha da yakınlaştırarak Jeff’in dairesine kadar götürür ve bu beklenmedik bir olayın başlangıcı olur. Hayley, uzun süredir merak ettiği sırrı çözmek için Jeff’in içkisine ilaç katar. Jeff ise kendine geldiğinde bağlanmış olduğunu görür. Hayley, Jeff’in kendisinden önce de küçük kızları dairesine getirip getirmediğini ısrarla öğrenme çabasındadır. Günlerdir ortadan kaybolan Donna Mauer’in tek şüphelisi olarak da Jeff’i görmektedir. Jeff, inkar etse de, Hayley’in elinde Internet’ten öğrendiği ve Jeff’e suçunu kabul ettireceği çok fazla ipucu vardır.

    Yön: David Slade
    Oyn: Patrick Wilson, Ellen Page, Sandra Oh...


    Ne Kadar Güzelsin / Comme t'y es belle



    Léa, Isa, Alice ve Nina sürekli beraber vakit geçiren 4 yakın arkadaştır. Birbirlerinin her yaptığından haberdardırlar. Eski kocasıyla barışmaya çalışan, sürekli estetik yaptırarak dış görünümünü saplantı yapmış Léa... Güzellik salonunun parasal sorunları ile uğraşan ve aşkı arayışındaki Isa... Mutsuz olmasına rağmen kocasından ayrılmaya bir türlü cesaret edemeyen Alice... Playboy olarak ün salmış Simon'a aşık ama bunu göstermekten korkan, zayıflama takıntılı Nina... Birbirlerinden farklı bu 4 güzel kadının ortak amacı güzel yaşamak ve mutlu olmaktır.

    Yön: Lisa Azuelos
    Oyn: Michèle Laroque, Aure Atika, Valérie Benguigui...

  6. #15
    En Büyük Ceza Unutmaktır..
    B. Puanı B. Puanı
    B. Puanı B. Puanı B. Puanı B. Puanı B. Puanı B. Puanı
    blue41 kullanıcısının avatarı
    Giriş
    08-07-06
    Konum
    Kocaeli
    Yaş
    37
    Mesaj
    2,036
    Teşekkürler
    30
    49 Mesaja 106 kez teşekkür edildi
    B. Puan Gücü
    72

    Arrow Sinemalarda 29 Eylül Haftası

    Dünya Ticaret Merkezi - (World Trade Center)



    ‘Platoon’, ‘Wall Street’, ‘Born on the Fourth of July’, ‘The Doors’, ‘Natural Born Killers’ ve ‘Alexander’ın 3 Oscar ödüllü yönetmeni Oliver Stone’dan 11 Eylül faciasına hümanist bir bakış.

    Oliver Stone imzalı ‘World Trade Center - Dünya Ticaret Merkezi’nde enkaz altında hayata tutunmaya çalışan fedakar insanların öyküsü anlatılır. Filmde ayrıca enkazda sıkışıp kalan iki polisin eşleriyle, çocuklarının yaşadığı derin acıların portresi çizilir.

    Paramount Pictures’ın sunduğu “World Trade Center - Dünya Ticaret Merkezi”nin yönetmenliğini 3 Oscar ödülü sahibi ve 6 kez Oscar adaylığı alan efsanevi yönetmen Oliver Stone üstlendi.

    Senaryosunu Andrea Berloff’un yazdığı filmin yapımcılığını Michael Shamberg, Stacey Sher, Moritz Borman, Danny DeVito ve Debra Hill gerçekleştirdi.



    11 Eylül 2001 günü çöken Dünya Ticaret Merkezi kulelerinin enkazı altında kalan ve kurtarılmayı bekleyen iki polis memurundan John McLoughlin rolünde Nicolas Cage, Will Jemino rolünde Michael Pena kamera karşısına geçti.

    John McLoughlin’in eşi Donna rolünde Maria Bello, Will Jimeno’nun eşi Allison rolünde Maggie Gyllenhaal oynadı. Diğer rollerde Stephen Dorff, Jay Hernandez, Michael Shannon, Gary Stretch, William Mapother, Jon Bernthal, Lucia Brawley ve Frank Whaley gibi cı oyuncular görev yaptı.



    Filmde ayrıca o günkü kurtarma operasyonuna katılmış gerçek itfaiyeci, polis ve sağlık görevlileri de yer alarak kendilerini canlandırdı.

    FİLMİN ÖYKÜSÜ
    11 Eylül 2001 sabahı New York alışılmadık derecede sıcak bir güne başlamaktadır. Liman koruma polisi Will Jimeno’nun aklında kişisel izin gününü en sevdiği hobisi olan okçuluğa ayırmak vardır. Ancak ani bir kararla o gün çalışmaya karar verir.

    Öte yandan New York Limanı Polis Departmanı’nın deneyimli komiser cılarından John McLoughlin de günlük görevinin ayrılmaz parçası olan 1 buçuk saatlik devriye görevine hazırlanmaktadır.

    Polis arkadaşlarıyla birlikte Manhattan’ın yolunu tutarlar. Görünüşte herhangi bir gün gibidir ama hiç de öyle olmayacaktır.



    Dünya Ticaret Merkezi’ne düzenlenen saldırının hemen ardından kulelere giden ilk ekip, New York Limanı Polis Departmanına bağlı tim olur.

    Aralarında McLoughlin ile Jimeno’nun da bulunduğu beş kişi binalara girer. Kulelerin çökmesi üzerine enkazın altında mahsur kalırlar.



    McLoughlin ile Jimeno mucizevi şekilde hayatta kalmıştır. Ancak çöken kulelerin enkazının 6,5 metre altında beton ve ****l yığınları arasında mahsur durumdadırlar. Birbirlerine göremedikleri halde enkaz arasından gelen seslerden diğerlerinin de hayatta olduğunu anlarlar.

    Sonraki 12 saat boyunca McLoughlin ile Jimeno birbirlerine ailelerini, polis örgütündeki hayatlarını, umutlarını ve hayal kırıklıklarını anlatarak hayata tutunmaya çalışırlar.

    Oliver Stone imzalı “World Trade Center - Dünya Ticaret Merkezi”nde enkaz altında hayata tutunmaya çalışan fedakar insanların öyküsü anlatılır.

    Filmde ayrıca enkazda sıkışıp kalan iki polisin eşleriyle (New York’ta Donna McLoughlin ve New Jersey’de Allison Jimeno) çocuklarının yaşadığı derin acıların portresi çizilir.

    Sevdiği insanlardan hiçbir mesaj veya haber alamayan yakınlarının cehenneme dönen yaşamı gözler önüne serilir.
    Ayrıca 11 Eylül gecesi iki polisi enkaz arasında bulan Connecticut’lı eski denizci Dave Kernes’in imkansızı başarma çabaları; 12 saat devam eden kurtarma operasyonuna hayatları pahasına katılan itfaiyecilerin, polislerin ve sağlık görevlilerinin yaşadığı stres dolu anlar görüntülenir.

    ‘BU FİLM POLİTİK DEĞİL, HÜMANİSTTİR’
    “World Trade Center”ın Oliver Stone için bir başka anlamı da, kariyerini belirleyen temaları yeniden keşfetme şansını getirmesiydi. Ünlü yönetmen bu konuda şöyle konuşuyor:
    “11 Eylül olgusuna bu şekilde -kişisel, aslına uygun, yalın ve sade- yaklaşmak beni epeyce zorladı. Olabildiğince gerçekçi bir film yapmaya çalıştık. Kulelerin enkazında 24 saat mahsur kalan iki insanın öyküsünü anlatırken öncelikle şu soruları sorduk: Bir insanı canlı tutan unsurlar nelerdir? Böylesine zor koşullar altında bile hayatta kalmalarını sağlayan nedir? Birbirleriyle iletişim kurmasaydılar veya aileleriyle ilgili deneyimlerini paylaşmamış olsaydılar büyük olasılıkla ölmüş olacaklardı. Sonuçta ben bu insanların tamamen kişisel ve spiritüel sebeplerle hayatta kalabildiğine inanıyorum.”

    “World Trade Center”ı asla politik bir film gibi görmediğini, insani duyguların işlendiği bir film şeklinde algılanmasının doğru olacağını vurgulayan Oliver Stone, “Bu filmde öyküsünü anlattığımız John ve Will ile farklı politik düşünceye sahip olabilirim ama bunun hiç önemi yok. Onların yaşadığı deneyim üzerine bir film yapabilirim. Çünkü onlar benim çok iyi anlayabildiğim bir süreçten geçtiler. Bu film cesaret ve hayatta kalma üzerine bir filmdir. Politik düşüncelerin yeri yoktur” diyor.

    Yapımcı Michael Shamberg’in bu konudaki yorumu ise şöyle:
    “Eğer ‘Platoon’u veya ‘Born on the Fourth of July’i izlediyseniz, ülkesine hizmet için en iyiyi yapmaya çabalayan insanları, Oliver Stone’un çok iyi anladığını görürsünüz. Başlangıçta ben bu filmi üzerinde çalışabileceğimiz büyük bir tuval gibi görmüştüm. Çünkü eldeki materyalle ilgili herkesin duygusal bağlantı noktası vardı. Herkes o günü çok iyi hatırlıyordu. Ancak Oliver bu filmi büyük bir tuval gibi değil, küçük ve samimi bir öykü gibi görüyordu. Bu da, eldeki materyale büyüleyici bir açıdan yaklaşması sonucunu getirdi. John ve Will’in öyküsüne bu açıdan bakınca, 11 Eylül faciasının yeniden anlatımı olmadığını, gerçeklerle spiritüalizmin iç içe geçtiği bir film olduğunu görebiliriz.”

    “World Trade Center”da John McLoughlin rolünde Oscar ödüllü aktör Nicolas Cage, Will Jimeno rolünde ise yıldızı yeni parlayan genç aktör Michael Pena oynadı.

    John McLoughlin rolünü üstlenen Nicolas Cage, kendi kariyeri açısından bu filmin önemini şöyle anlatıyor: “Aktörlük yeteneğimi artık anlam taşıyan ve insanlara bir şekilde cı olabileceğim projelerde hayata geçirmeyi istiyordum. İnsan ruhunun bu filmin senaryosuna pozitif yönde yansıması beni fazlasıyla etkiledi. 11 Eylül olayının kendisi ne kadar yıkıcıysa, senaryodaki pozitif yaklaşım bana en derin üzüntülerden bile bir tutam umut çıkabileceğini çağrıştırdı.”

    Filmin Künyesi
    Yönetmen: Oliver Stone
    Senaryo: Andrea Berloff
    Görüntü Yönetmeni: Seamus McGarvey
    Prodüksiyon Tasarımı: Jan Roelfs
    Kostüm Tasarımı: Michael Dennison
    Kurgu: David Brenner, Julie Monroe
    Set Dekorasyonu: Beth A. Rubino
    Sanat Yönetimi: Richard L. Johnson
    Müzik: Craig Armstrong
    Yapımcılar: Michael Shamberg, Stacey Sher, Moritz Borman, Danny DeVito ve Debra Hill
    Paramount Pictures / UIP Filmcilik

    Oyuncular:
    Nicolas Cage, Michael Pena, Maria Bello, Maggie Gyllenhaal, Stephen Dorff, Jay Hernandez, Michael Shannon, Gary Stretch, William Mapother, Jon Bernthal, Lucia Brawley, Frank Whaley


    Beş Vakit



    Reha Erdem’in yönettiği ve Özkan Özen, Ali Bey Kayalı, Elit İşcan ile Bülent Emin Yarar’ın oynadığı ‘Beş Vakit’, gösterime girdi. Adana Altın Koza Film Festivali’nde En İyi Film seçilen yapımın İstanbul Film Festivali’nden de FIPRESCI ödülü var.

    Sırtını yüksek kayalıklara dayamış, yüzünü denize dönmüş, etekleri zeytinliklerle süslü küçük fakir bir köy. Köyün sakinleri sert bir coğrafyayla başa çıkmak için uğraş veren, sade ve çalışkan insanlardır. Zaman her gün ezan sesiyle beş ayrı vakte bölünür. İnsana özgü bütün olaylar her gün bu beş vakit dilimi içinde yaşanır. Çocukluktan gençliğe geçen üç çocuk, Ömer, Yakup ve Yıldız, köy sakinleri arasında öne çıkar.


    Bu bir zaman filmi.
    Zamanın ritmi, filmin ritmi.

    Toprakla deniz, kayayla gök arasına asılı bir köyde büyümeye çalışan iki çocuğun zamanın akışında yuvarlanmalarının filmi. Orada zamanın tek sarkacı, kimi zaman gümüşi bir bıçak gibi parlayan minare ve o minarenin, güneş saatiyle dönen beş vakti...

    Günde beş kez okunan ezan, insanın beş vaktini yani beş halini, korkusunu ve arzusunu, sevgisini ve kinini, inancını ve acısını, çığlığını ve hıçkırığını, tutkusunu ve nefretini mevsimler gibi, güneş gibi, ay gibi döndürüp karşısına getiriyor. Her karşılaşma yeni bir acıya, büyüme, olgunlaşma, yaşlanma acısına yolaçıyor. Trajedi bu.

    Film bu trajediyi, bu özel mekanda, mekanın bütün saflığı ve tazeliğiyle, yüzleri ve vücutları, sözleri ve sesleri, kendi oluşturacağı sinematografik zaman içinde akıtmayı hedefliyor. İsteği bu acıya şahitlik.
    Reha ERDEM


    ÖDÜLLER VE FESTİVALLER
    İstanbul Uluslararası Film Festivali (1 - 16 Nisan)
    Ulusal Yarışma - En İyi Film
    - FIPRESCI ödüllü

    Adana Altın Koza Film Festivali (5 - 11 Haziran)
    - Ulusal yarışma - En İyi Film
    - Umut Veren Genç Erkek Oyuncu (Ali Bey Kayalı)
    - Umut Veren Genç Kadın oyuncu (Elit İşcan)
    - En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu (Bülent Emin Yarar)

    Gösterim
    Cannes Film Festivali 2006, Film Market’inde, festival yönetmenlerine ve dağıtımcılar özel gösterimi.

    Gösterimi yapılacak festivaller
    Toronto Uluslararası Film Festivali (7 - 16 Eylül)
    Contemporary World Cinema Programme” - Çağdaş Dünya Sineması

    Pusan Uluslararası Film Festivali (12 - 20 Ekim)
    “Critic’s Choice” - Eleştirmenlerin seçtikleri

    Roma Film Festivali (13 - 21 Ekim)
    Yarışma bölümü

    Filmin Künyesi
    Yazan ve Yöneten: Reha Erdem
    Yapımcı: Ömer Atay
    Görüntü Yönetmeni: Florent Herry
    Kurgu: Reha Erdem
    Ses: Herve Guyader, Murat Şenürkmez
    Sanat Yönetmeni: Ömer Atay
    Kostüm: Mehtap Tunay
    Kasting: Özlem Sungur
    Yönetmen Asistanları: Gamze Paker, Fatih Kızılgök
    Prodüksiyon Amiri: Yılmaz Salur
    Yapım: Atlantik Film
    Süre: 110 Dakika

    Oyuncular
    Özkan Özen (Ömer)
    Ali Bey Kayalı (Yakup)
    Elit İşcan (Yıldız)
    Bülent Emin Yarar (İmam)
    Taner Birsel (Zekeriya)
    Yiğit Özşener (Yusuf)
    Selma Ergeç (Öğretmen)
    Tarık Sönmez (Çoban Davut)
    Köksal Engür (Halil Dayı)
    Tilbe Saran (Ömer Anne)
    Sevinç Erbulak (Yakup Anne)
    Nihan Aslı Elmas (Yıldız Anne)
    Cüneyt Türel (Dede)


    2 Süper Film Birden



    Murat Şeker’in yönettiği ve Tim Seyfi, Murat Akkoyunlu, Uğur Polat ile Beste Bereket’in oynadığı “2 Süper Film Birden”, Warner Bros. dağıtımıyla Sugarworkz Film tarafından gösterime alındı.

    “2 Süper Film Birden projesi; bugün dünyada “x Generation” olarak anılan bir kuşağın Türkiye ekseninden hareketle halet-i ruhiyesini gözler önüne sermek amacıyla yapılan bir ilk filmdir. 2 Süper Film Birden, dönem gençliğinin, beyazperdeye henüz aksedememiş olan birçok karakteristik özelliğinden, en azından birkaçını aksettirmeyi misyon olarak üstlenmiş bir ekibin uzun metraj anlamında ilk çalışmasıdır.” [Murat Şeker - yönetmen]


    FİLMİN ÖYKÜSÜ
    Necati 33 yaşında sinema tutkunu bir adamdır. Annesini, doğduktan hemen sonra kaybetmiştir. Babası Mustafa ise Newton lakaplı egzantrik bir balıkçıdır.

    Necati’nin en büyük hayali video kamerayla çekmeye çalıştığı “Yer çekimi Sıfır” isimli filmi tamamlayıp sinema perdesinde insanlara gösterebilmektir.

    Geçimini, şöhret olma hevesindeki genç şarkıcı - türkücülere klipler, kanına girdiği mahalle esnafına saçma sapan reklamlar çekerek, çok zorda kaldığı zamanlarda da düğün kameramanlığı yaparak sağlamaktadır.

    Söz konusu sinema olunca tam bir Don Kişot olan Necati “Avrupa’yı sarsacak deneysel bir film” olarak tanıttığı filmine karısı Arzu ve cısı Selami dışında hiç bir yapımcıdan maddi destek sağlayamaz. Çünkü filmini herhangi bir senaryoya bağlı kalmadan ve profesyonel oyuncular kullanmadan çekmektedir.

    Projesini hayata geçirirken meydana gelen beklenmedik gelişmeler, Necati’yi bir mafya hesaplaşmasının ortasına düşürdüğü gibi yaşamındaki tüm insanları etkileyecek sonuçlar doğuracaktır.

    YÖNETMENİN GÖRÜŞÜ
    Doğduğum ve büyüdüğüm yer İstanbul, zaman ise 80’lerdi. Bana bir oyun gibi gelse de hayatın daha zor olduğu bir dönemdi yaşanılan. 12 Eylül darbesi ertesinde tüm Türkiye’de seks filmleri furyası sinemalara egemen hale gelmişti: İki süper film birden oynuyordu salonlarda genelde. Benim sinemaya tutkulandığım çocukluğum aslında, halkın sokaklardan ve sinemadan uzaklaştığı, ev hapsinin eşlikçisi televizyonun da hakimiyeti ele geçirişinin başlangıcıydı.

    “2 SÜPER FİLM BİRDEN” projesi; bugün dünyada “x Generation” olarak anılan bir kuşağın Türkiye ekseninden hareketle halet-i ruhiyesini gözler önüne sermek amacıyla yapılan bir ilk filmdir.

    “2 SÜPER FİLM BİRDEN” dönem gençliğinin, beyazperdeye henüz aksedememiş olan birçok karakteristik özelliğinden, en azından birkaçını aksettirmeyi misyon olarak üstlenmiş bir ekibin uzun metraj anlamında ilk çalışmasıdır.

    Finansal ve düşünsel olarak “tam bağımsız” olarak tasarlanan “2 SÜPER FİLM BİRDEN”, Necati isimli deneysel film yönetmeni (bir çeşit Don Kişot) karakteri üzerinden bir “kofti anarşist”in günümüz dünyasıyla uyum kavgasını hikaye ediyor.

    Filmin oluşumundaki “gönüllü ordusu” desteği, projenin en önemli karakteristiğini ön plana çıkarıyor. Filmin yapımında yer alanların büyük bir bölümü paranın gücünü aşma motivasyonuyla gönüllü olarak “2 SÜPER FİLM BİRDEN” projesine hayat veriyor.

    Filmin hikayesini anlatma biçimi ve kurgusu; büyük şehir gençliğinin gelecek kaygıları ve bir an önce parayı bulmaya endekslenmiş tez canlı hayat anlayışları paralelinde dinamik bir şekilde tasarlanırken, görsellik anlayışı ise “video klip estetiği” ile harmanlanarak perdeye yansıtılacaktır.

    Filmin doğal olarak hedef kitlesi; gençler (lise ve üniversiteliler), hayat okulu öğrencileri ve üniversite öğrencisi adaylarından oluşan, kafası had safhada karışık günümüz gençliğidir. Bu anlamda film, iki genç kuşağı birden kucaklayacak, aynı zamanda hem 80’ler hem 90’larda birbirine bağlı olarak gelişen (yetişen) iki jenerasyonla aynı anda ilişkilenecektir.

    Türk sinemasında, 2000’ li yılların gençliğinin ruh halini ve dünyaya bakış açısının izdüşümlerini ortaya koymayı hedefleyen “2 Süper Film Birden” in temel mottosu:
    “Hareket Eden Her Şey Etki Yaratır” olarak ifade edilebilir.
    01.05.2006 / Murat Şeker / İstanbul

    Filmin Künyesi
    Yönetmen: Murat Şeker
    Senaryo: Murat Şeker - Selami Genli - Erol Adilçe
    Yapımcılar: Murat Şeker - Erol Adilçe
    Ortak Yapımcılar: Ansı Elagöz - Orkun Tekin - Uğur Şeker - Ayla Oygur - 8 mm
    Yapım Sorumlusu: M. Koray Şahin
    Görüntü Yönetmeni: Emre Erkmen
    Kurgu: Erol Adilçe
    Müzik: Serhat Ersöz
    Tür: Komedi - Dram
    Dağıtım: Warner Bros.

    Oyuncular:
    Tim Seyfi - Necati
    Murat Akkoyunlu - Selami
    Uğur Polat - Abdullah
    Beste Bereket - Arzu
    Cahit Berkay - Newton
    Yasemin Öztürk - Seda
    Nejat İşler - Refik Bey
    Atilla Saral - Osman Bey
    Suzan Aksoy - Ulviye Teyze
    Orhan Kocataş - Ayı Orhan
    Feridun Düzağaç - Feridun
    Zerrin Sümer - Selami’nin Annesi
    Hikmet Yiğit - Hiko
    Hakan Altun


    Davetsiz Gelen (The Reeker)



    Dave Payne’nin yönettiği ve Devon Gummersall, Derek Richardson, Tina Illman ile Scott Whyte’nin oynadığı ‘Davetsiz Gelen’ (The Reeker), gösterime girdi.

    En favori korku filmlerim gerilimli, akıllıca ve espri gücü olanlar olmuştur. İşte bu yüzden bazen güldürecek, çiğnenmesi mümkün ama yutması güç bir hikayeye yoğunlaştım.” [Dave Payne - Yönetmen]


    EĞER NEFES ALAMAZSAN, BAĞIRAMAZSIN...
    ÖLÜM VE YAŞAM ARASINDAKİ BİRKAÇ SANİYEDE NE OLUR?
    IŞIK VE KARANLIK ARASINDA, GÜNDÜZ VE GECE ARASINDA, ÖLÜM VE YAŞAM ARASINDA...
    HAVADA ŞEYTANİ GÜÇLER VAR...

    FİLMİN ÖYKÜSÜ
    Uzak ve ıssız bir otoyol açıklanamaz bir şekilde kapandığında, beş öğrenci kendilerini çölün ortasında buluverir. Yeni şartların eğlencelerini bozmasına izin vermeyen gençler, ister istemez lanetli varlıklar tarafından rahatsız edileceklerdir.

    Otelde akşam yemeği sırasında tanıştıkları bir yabancı karısının kayıp olduğunu ve en büyük korkularının gerçek olduğunu anlatır. O da ölü insanlar görmüştür...

    Cinayet kurbanlarından biri karısını alarak karanlık bir gücün ıyla ortadan kaybolmuştur...

    Gözleri görmeyen fakat duyuları bu sayede normal insanlardan çok daha güçlü bir öğrencinin önderliğinde geceyi hayatta kalmaya çalışarak geçireceklerdir.

    Ölü bedenler çoğaldıkça bu garip gizem daha da derinleşmektedir. Hayatta kalmayı başaracak kadar güçlü olanların aklında yalnızca bir soru vardır: Reeker nedir?

    YAPIM NOTLARI
    Film Los Angeles ve Güney California’nın ıssız ve ilginç çöllerinde çekilmiş. Açılış sahnesi için özel makyaj efektleri konusunda uzman Monster FX firması toplam 70 galon sahte kan kullanmış. Filmin tamamında toplam 300 görsel efekt kameraya alınmıştır.

    Reeker’da oldukça yetenekli ve genç bir oyuncu ekibi çalışmış. SOUL PLANE adlı filmin 19 yaşındaki genç yıldızı Arielle Kebbel’in yanı sıra Michael Ironside, Marcia Strassman, Gabe Kotter sayılabilir.

    Filmin yönetmeni ve senaristi Dave Payne yapımcısı ise Tina Illman.

    YÖNETMENİN GÖRÜŞÜ
    “Son günlerde izlediğim gerilim filmlerinde eğlence hissinin kaybolduğuna şahit oluyorum. Stil peşinde koşan, fazla ciddi, PG-13 rating’li filmler ya da düşük bütçeli video raflarında sinemadan daha çok iş yapan popcornlar haline geldi. Bu ikisinin dışında bir tarz denemek gerektiğine inanıyorum. En favori korku filmlerim gerilimli, akıllıca ve espri gücü olanlar olmuştur. İşte bu yüzden bazen güldürecek, çiğnenmesi mümkün ama yutması güç bir hikayeye yoğunlaştım.”

    Filmin Künyesi
    Yönetmen: Dave Payne
    Senaryo: Dave Payne
    Yapımcı: Amanda Klein
    Yapım: 2005, ABD
    Dağıtım: Özen Film
    İthalat: Özen Film, Umut Sanat
    Tür: Korku

    Oyuncular:
    Devon Gummersall
    Derek Richardson
    Tina Illman
    Scott Whyte

+ Konuyu Yanıtla
3. Sayfa - Toplam 19 Sayfa Var İlkİlk 1 2 3 4 5 13 ... SonSon

Konu Bilgileri

Konuyu Kullanıcılar Okuyor

Şu Anda 1 kullanıcı konuyu okuyor. (0 Üye ve 1 Ziyaretçi)

     

İlginizi Çekebilecek Konular

  1. Hollywood Filmler
    By hasret_gulleri in forum Komik Eğlence Bölümleri
    Cevaplar: 1
    Son Mesaj: 20-04-08, 14:19
  2. MsN CaSuS YaZıLıMLaR
    By aKn in forum Mail&Icq Güvenliği
    Cevaplar: 2
    Son Mesaj: 06-06-07, 16:24
  3. Kötü Niyetli Yazılımları Tanıyalım
    By Ugur® in forum Internet Dünyası
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 03-11-06, 06:22
  4. Vizyondaki Filmler?
    By jadore36 in forum Merak ettikleriniz
    Cevaplar: 2
    Son Mesaj: 02-06-06, 15:37

Visitors found this page by searching for:

chris martin jigsaw çeviri

chris martin jigsaw şarkı sözleri

chris martin jigsaw sözleri

chris martin jigsaw lyrics

kore aşk filmleri

chris martin jigsaw şarkı sözü

4bal arısı çizgi filmimelissa hillin hipnotize olduğu film chris martin jigsaw çevirisidanielle polancokarayip korsanları mehmet günsürbal arısı çizgichris martin jigsaw mp3chris martin jigsaw mp3 indirprenses kasumikim kiduk boş ev37kabile ingiliz ordusuna karşı filmarılar nasıl bal yaparlar1özge bentmelissa hill hipnoz filmikardeşi ile arasındaki yasak aşk
SEO Blog

Konu, Mesaj ve Dosya İzinleriniz

  • Konu Açma Yetkiniz Yok
  • Mesaj Yazma Yetkiniz Yok
  • Dosya Yükleme & İndirme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Düzenleme Yetkiniz Yok