PDA

Hoş Geldin

FORUMUMUZDAN YARARLANMAK İÇİN 1 DAKİKANIZI AYIRARAK ÜYE OLUNUZ


Tüm versiyonu görmek için burdan erişim sağlıyabilirsiniz : Ezilmiş Analarin,pisikopat çocuklari



Zara
18-03-07, 06:18
Televizyon seyreden herkesin gözüne takılan, batan bazen hiç görmek istemediğimiz,bazende bakalım bu sefer ne var diye bilerek seyrettiğimiz “Kadın programlarında” kadınlara şiddet uygulayan,eşini aldatan,evden kaçmış,karısını satmış,evliyken başka biri ile kaçmış vs vs vs. Neden? Sorusu gereklimi? Gereksiz mi? Bilmiyorum zira cevabı bilsek ne işimize yarar? Kocaman bir “HİÇ”.
Bu insan doğmuştur ve bu şekilde yetişmiştir bir kere, tedavi dahi etseniz sonuç yukarda bahsettiğim hiçten ileri gitmez. Peki bu insanların anneleri nasıl? Anneleri diyorum çünkü, Türk aile yapısında aileyi anlatırken eğitim verenin yada çocuğu ile en çok diyaloga giren ebeveynin anne olduğunu görürüz, baba eve ekmek getirmek, evdeki otorite ve disiplini sağlamakla mükelleftir. Bu anlattığım ataerkil aile yapısının temel taşıdır ve Demokles’in kılıcı gibi sallanır durur başımızda...


Bu aile yapısının sonucunda sakat, temelsiz her davranış ortaya çıkabilir zira bu yaşam biçimi töre, örf, anane gibi toplumu bağlayan bir sürü şeyi de barındırır içinde. Bugün çağdaş, modern tam Avrupa şehri dediğimiz bir sürü büyük kentte bile bu tür aile yapılarıyla karşılaşırız hatta karşılaşmaktan öte içindeyizdir.
Düşünün İstanbul un orta yerinde her an bir cinayet görebilirsiniz, İzmir’in her hangi bir yerinde kan davasına rastlayabilirsiniz. Demek ki Türkiye ataerkil ve örf, anane gibi takıntılarla insan öldürebilen geçtim Avrupa’yı kendi kimliğinden bunca şiddete rağmen övgüyle bahsedebilen tuhaf bir toplumdur.
“Biz Türk’üz örflerimiz ve ananelerimize bağlıyız!?...”
Bu lafı sıkça duyarım hem de televizyonlarda ulu orta söylenir bu laf. Yorumlayabilirim ben bu lafı, televizyonda böyle bir laf duyduğunuzda söyleyen kişi büyük ihtimalle şundan bahsediyor;
Ben karımı ve çocuklarımı döverim. Ben içerim, Ben karımı aldatırım. Karım beni aldatırsa onu öldürürüm, karımla istediğim zaman yatarım, yatmazsa karım benim helalim, önce döverim sonra zorla yatarım (tecavüz) Biz Türk’üz ayrıca ben Anadolu çocuğuyum karım beni asla terk edemez onu yine öldürürüm. Karım çocuk doğurmuyorsa üstüne kuma getiririm kabul etmezse yine döverim. Bu lafın üstüne daha çok şey söylenebilir belki ancak, yukarda anlattıklarım kafidir.
Sizlere genel tabloyu anlatmaya çalıştım ve bir sürü evde yaşayan belki içimizde, belki komşumuzda görebileceğimiz Baba görüntüsünü anlatmaya çalıştım. Böyle bir adamın karısı nasıl olur sizce ve böyle bir kadının evladı (erkek yada kız) neler yaşayabilir?
Bu evde yaşayan kadın oğlunu yada kızını nasıl yetiştirir neler aşılar ona?
Bu evin içinde yaşayan, hangi ruh hali ile hayata atılır?
Hayatta neyi başarabilir?
Ne kadar başarabilir?
Cevap vermesi güç hem de çok güç…
Durum hep böyle midir? Bu tür şeyleri anlatırken bu kadar soru işareti kullanılıyorsa, sanırım böyledir. Çevrenize bir baksanıza, sokak çocukları, tinerciler, hiç yere cinayet işleyen caniler, kap kaççılar, boşanmalar, evden kaçmalar, töre cinayetleri, hala kadınları kızları ikinci, üçüncü hatta hala davarından sonra bilen bir ırkın ahvaliyiz inkar edebilir miyiz?

Kadınlarımız, kızlarımızı henüz anne olmadan bilinçlendirebilirsek sanırım bu iş hal yoluna girer ama bu çok uzun bir yolculuk ve bu yola baş koyması gereken devlet. Bu tabular, töreler, örf, anane, dini baskı gibi yük ve kısıtlamalardan arınmadan üstesinden gelinmesi zor bir yapı. Avrupalı olalım demiyorum ancak biraz insan olalım ve annelerin değerini bilip onları kötü babaların mezaliminden kurtaralım, kurtaralım ki nesillerimiz şu an yaşadığımız hastalıklı ruh hallerinden kurtulsun. Düşünün bir kere “Anneme çok saygı duyuyorum ve onu çok seviyorum” diyor adam, elleri kelepçeli suçu; Annesinin baskı ve dedikodusu ile iki çocuğunun anasını öldürmüş.
Ne bu? İroni mi?... Kara mizah mı?...