devkartal
16-04-06, 13:31
Anne adayları bu haber size!
Televizyon programları anne karnındaki bebeğin gelişimini olumsuz etkiliyor..
Annenin televizyonda izlediklerinin, karnındaki bebeğin ruh halini de etkilediği bildirildi. Çukurova Üniversitesi (ÇÜ) Tıp Fakültesi Çocuk Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Ayşe Avcı, çocuğun, çevresinden daha anne karnında etkilenmeye başladığını bildirdi.
Olumsuz gelişim
Prof. Dr. Avcı, “Diyelim ki anne gebelikte bir korku filmi seyrediyor, bu bile fetusun korkuyla ilgili hormon sistemini uyaracaktır. Bu sebeple her yaşta çocuk, çevrenin olumsuzluğundan etkilenir. Bu yalnızca şiddet içeren çizgi filmlerle de olmayabilir. Çok masum sanılan klip kanallarının da 12 aydan sonra uzun süre izlendiğinde çocuğun ruhsal ve akıl gelişimini etkilediğini (otistik) dediğimiz durumlara yol açtığını görüyoruz” uyarısında bulundu. Şiddet içeren çizgi filmlerin farklı yapıdaki çocukları farklı etkilediğinin düşünüldüğünü belirten Prof. Dr. Avcı, şöyle konuştu: “Çünkü çocuklar boş beyaz defterler gibi doğmuyorlar ki üzerine aile ve çevre istediği gibi bir şeyler yazsın. Genetik olarak getirdikleri ve değiştirilmesi pek de mümkün olmayan yapısal özellikleri var. Diyelim ki ailede şiddet öğeleri var, büyüdüğü çevrede de şiddet öğeleri var, yapısal olarak da buna eğilimli ise bu tür çizgi filmleri izlemeye daha fazla yönelebiliyor. Burada binlerce değişken de işin içine giriyor. Eğer çocuk kreşe gidiyorsa buradaki ortamdan etkileniyor.”
Açık bırakmayın
Ailenin boş zamanlarını olumlu yönde değerlendirmelerinin çok önemli olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Ayşe Avcı, “Ebevenylerin keşfediciliği ya da bakıcıların çocukla yalnız kaldıklarında oyuna yönelik tutumları çocukta etki meydana getiriyor. Şunu da biliyoruz ki küçük yaştan bu yana televizyonda hiç ayırımsız o anda var olanı seyreden ve televizyonlarını sürekli açık tutan ailelerde bütün bireyler televizyonun olumsuz yanlarını daha fazla alıyorlar” dedi.
Onlar için değişin!
Prof. Dr. Ayşe Avcı, anne babaların çocukları için kendi televizyon seyretme alışkanlıklarını değiştirmeleri gerektiğini vurguladı. Avcı, konuşmasını şöyle sürdürdü: “Bir belgeseli çocuğunuzla konuşarak küçük yaştan bu yana birlikte izliyorsanız olumlu alışkanlıklar kazanılabilir. Ama anneler dizileri babalar da maç veya diğer filmleri seyretmekten kaçınmıyorlarsa televizyon ailenin ortak kullanabildiği bir alan olamıyor, herkes bireysel davranıyorsa sonuçta anne mutfakta, baba salonda, çocuk da odasında televizyon ile kalacaktır. Ekonomik düzey düşükse bütün aile birden televizyon kirliliğinden tek kutudan
pay alacaktır.”
Televizyon programları anne karnındaki bebeğin gelişimini olumsuz etkiliyor..
Annenin televizyonda izlediklerinin, karnındaki bebeğin ruh halini de etkilediği bildirildi. Çukurova Üniversitesi (ÇÜ) Tıp Fakültesi Çocuk Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Ayşe Avcı, çocuğun, çevresinden daha anne karnında etkilenmeye başladığını bildirdi.
Olumsuz gelişim
Prof. Dr. Avcı, “Diyelim ki anne gebelikte bir korku filmi seyrediyor, bu bile fetusun korkuyla ilgili hormon sistemini uyaracaktır. Bu sebeple her yaşta çocuk, çevrenin olumsuzluğundan etkilenir. Bu yalnızca şiddet içeren çizgi filmlerle de olmayabilir. Çok masum sanılan klip kanallarının da 12 aydan sonra uzun süre izlendiğinde çocuğun ruhsal ve akıl gelişimini etkilediğini (otistik) dediğimiz durumlara yol açtığını görüyoruz” uyarısında bulundu. Şiddet içeren çizgi filmlerin farklı yapıdaki çocukları farklı etkilediğinin düşünüldüğünü belirten Prof. Dr. Avcı, şöyle konuştu: “Çünkü çocuklar boş beyaz defterler gibi doğmuyorlar ki üzerine aile ve çevre istediği gibi bir şeyler yazsın. Genetik olarak getirdikleri ve değiştirilmesi pek de mümkün olmayan yapısal özellikleri var. Diyelim ki ailede şiddet öğeleri var, büyüdüğü çevrede de şiddet öğeleri var, yapısal olarak da buna eğilimli ise bu tür çizgi filmleri izlemeye daha fazla yönelebiliyor. Burada binlerce değişken de işin içine giriyor. Eğer çocuk kreşe gidiyorsa buradaki ortamdan etkileniyor.”
Açık bırakmayın
Ailenin boş zamanlarını olumlu yönde değerlendirmelerinin çok önemli olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Ayşe Avcı, “Ebevenylerin keşfediciliği ya da bakıcıların çocukla yalnız kaldıklarında oyuna yönelik tutumları çocukta etki meydana getiriyor. Şunu da biliyoruz ki küçük yaştan bu yana televizyonda hiç ayırımsız o anda var olanı seyreden ve televizyonlarını sürekli açık tutan ailelerde bütün bireyler televizyonun olumsuz yanlarını daha fazla alıyorlar” dedi.
Onlar için değişin!
Prof. Dr. Ayşe Avcı, anne babaların çocukları için kendi televizyon seyretme alışkanlıklarını değiştirmeleri gerektiğini vurguladı. Avcı, konuşmasını şöyle sürdürdü: “Bir belgeseli çocuğunuzla konuşarak küçük yaştan bu yana birlikte izliyorsanız olumlu alışkanlıklar kazanılabilir. Ama anneler dizileri babalar da maç veya diğer filmleri seyretmekten kaçınmıyorlarsa televizyon ailenin ortak kullanabildiği bir alan olamıyor, herkes bireysel davranıyorsa sonuçta anne mutfakta, baba salonda, çocuk da odasında televizyon ile kalacaktır. Ekonomik düzey düşükse bütün aile birden televizyon kirliliğinden tek kutudan
pay alacaktır.”